ARALIK

EŞ ZAMANLI TARİH OKUMALARI I
DERS NOTLARI

İÖ 2000-1000  TARİH ARALIĞINDA ANADOLU

İÖ 1920-1750 Anadolu’da Bronz Çağı Asur Ticaret Kolonileri Dönemi

Bu dönemin başlangıcı aynı zamanda Anadolu’da yazılı tarihin ve Orta Tunç Çağı’nın başlangıcıdır. İÖ. 1960 yıllarında Kuzey Mezopotamya’daki Eski Asur Devleti, Anadolu ile gelişmiş bir ticaret sistemi kurmuştu. Bu dönemde Anadolu’da büyük grubunu Geç Hattiler’in oluşturduğu feodal şehir krallıkları egemendi.

Mezopotamyalılar Asur’un öncülüğünde Kuzey komşuları ile geniş ve sistemli ticari ilişkiye girmişlerdi. Beraberlerinde Anadolu’ya yabancı olan dillerini, çivi yazılarını ve silindir mühür geleneğini getirmişlerdi. Böylece, Anadolu İÖ. 1950 yıllarından itibaren yazılı tarih çağlarına girmiş oldu.

Politik veya askeri amaçları olmayan bu tüccarlar yaptıkları iş karşılığında kira ve vergi verdikleri için, Anadolu beylerinden iş yerlerinin, mallarının ve yollarının korunma hakkını elde etmişlerdi.

Anadolu beylerinin oturduğu şehirlerin dışındaki pazar mahallelerine yerleşen tüccarların, sayıları yirmiye yakın pazarları “karum” vardı. ‘’Karum’’ Asurca’da ‘’liman-rıhtım’’ anlamlarına geliyor. Bunların başında merkez pazar olan Kültepe’de aşağı şehirde kurulmuş Kaniş Karum’u gelmekteydi. Anadolu Karumlarının hepsi Kaniş Karum’una, o da Asur’a bağlı idi.

Kazılarda açığa çıkarılan tüccarlara ait evlerdeki arşivlerde bulunan çivi yazılı tabletlerin büyük bir kısmı Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir. Bu çağın sanatı mühürler, heykelcikler, kalıba dökülmüş kurşun tanrı ve tanrı ailesi figürinleri ve törensel içki kapları ile temsil edilmiştir.

HİTİTLER

Hititler Anadolu’da önce beylikler halinde (İÖ. 2000-1660)

Sonra bir krallık (İÖ. 1660-1460)

En sonunda büyük bir krallık (İÖ. 1460- 1190) olarak egemen olmuşlardır.

Hititlerin gelişine rağmen bölge Hatti Ülkesi olarak anılmaya devam etti.

Hattuşa (Boğazköy)- Çorum’da bulunan başkent…

Mısır’da Tell el Amarna’da 1887’de bulunan iki Hititçe mektup ilgi uyandırır. 1834’te ise Texier Anadolu’da bir kant bulmuştur. 1906’da kazılar başlar. 1913’te Texier ölür. Alman Şarkiyat Cemiyeti yolladığı bilim adamlarıyla kazının devamını sağlar ve 1915’te Berlin’de yapılan bir konferansla Hititler bilim dünyasına duyurulur.

Hitit çivi yazısının dili Friedrich Hrozny tarafından 1915’te çözülmüş, Hitit hiyeroglif yazısının 1940’lı yıllarda başlayan çözülmesinde ise Helmuth Theodor Bossert’in büyük katkısı olmuştur

Dünyanın ilk meşruti krallığı…Kral ordunun ve dinin başıdır. Ancak tanrılık vasfı taşımaz. Pankuş denilen Soylular Meclisi tarafından denetlenir. Kral ’’primus inter pares’’ –  ‘’eşitler arasında birinci’’dir. Ayrıca tavananna denilen kraliçeler yönetimde etkindir.

1286 Kadeş Savaşı-1269 Kadeş Antlaşması

Savaşan krallar; Muvatalli (İÖ. 1315-1282) – II. Ramses

Barışı imzalayan krallar III. Hattuşili (İÖ. 1275-1250) ve II. Ramses

Dünya tarihinin ilk yazılı antlaşması olan Kadeş Antlaşması’nın tableti İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bulunur.

Hititler Anadolu’nun çok kültürlü ortamına uygun gerçekçi bir politika kurmuşlar. Halkları dinleri ve dillerine saygı duyarak barış ve hoşgörü içinde yönetmişlerdir. İnsan haklarına saygılı, yasada onur kırıcı cezaların yer almadığı, kölelerin bile haklarının olduğu sistemleriyle Anadolu’nun ilk büyük devletini kurdular.

Hitit dini…1000 Tanrılı Anadolu…

Baş tanrı Fırtına tanrısının sembolü boğadır. Gök tanrısının (fırtına) arabasını çeken ikiz boğalar: Hurri ve Serri (gece-gündüz). Hititlerin sembolüdür.

Tanrılarını genellikle insan şeklinde tasavvur ederler. Başların gelen kötülüklerin hepsi onları kızdırdıklarında gerçekleşir. Günah kefareti için kurbanlar sunar, hastalıklar için büyülü sözler bilirler.

Toplu ibadet etmezler ancak kurban ve bayram merasimlerinin kutlandığı anlaşılıyor. Mabetler kuzey-güney doğrultusunda inşa edilmiştir. Pencerelerle aydınlatılan ana mekandan en kutsal olan alana giderken birkaç kez yön değiştirilirdi. Avlunun kuzeydoğu cephesinde anıtsal çeşmeler bulunur temizlendikten sonra tapınağa girilirdi.

Hititler Mezopotamya’daki politeizmin Batı’ya aktarılmasında köprü vazifesi gördüler.

Mimarideki başarıları kentlerin etrafını çevreleyen surlarda kendini gösterir. Kale inşacılıkları tartışılmazdır. Çift duvar sistemiyle, gizli geçit ve tünellerleriyle ve belli aralıklarla yerleştirilen gözetleme kuleleri ile mühendislik açısından kayda değerdir. Koruyuculuğuna inandıkları aslan figürleri heykel ya da rölyef olarak kalelerde yer almış, hem Hititlerin simgelerinden birine dönüşmüş hem de  kalelerin görsel gücünü arttırmıştır.

İÖ 1190’da gerçekleşen Truva Savaşı’yla Anadolu’nun aldığı büyük göç sonucu yıkılan Hititler’den sonra 200-400 yıl Anadolu’da karanlık dönem yaşanır. Yazı da İÖ 8. yy’da hatırlanmak üzere unutulur.

Anadolu’da ilk defa yazıyı kullanan, inanç ve ibadetleri ile ilgili en eski belgeleri bırakan Hititlerdir.
EŞ ZAMANLI TARİH OKUMALARI I
DERS NOTLARI

İÖ 2000-1000 TARİH ARALIĞINDA ASYA

İÖ 2000-1000 TARİH ARALIĞINDA ÇİN

Shang Hanedanlığı Dönemi (İÖ 2000-1100)

Tarih Çağları’na giren Çin..Kemikler, hayvan derileri ve dönemin sonunda dar uzun tahta parçalarına yazılan ilk metinler..Yazı bilimin gelişimini desteklemiştir. Atalar kültü..İnsan kurbanı..Av partileri ve lüks yaşam..Büyük kentlerin inşa edilmesi..Çin ekonomisi tarıma dayalıdır.. Takvim tercihleri ay ve güneş takvimlerini beraber kullanmak yönündedir… Çin ve matematik (Karekökleri bulmaları).. İlk müzik aletleri; davul ve ziller..

 Zhou Hanedanlığı Dönemi (İÖ 1100-256)
Çin’de bulunan diğer hanedanlarla birlikte Şhang Hanedanlığına karşı ayaklanan Zhoo Hanedanlığı, Çin’de federal devletler düzenini kurar.Göğün egemenliği kuramı getirilir ve insan kurbanı kaldırılır. Çinli ruhun en belirgin özelliği tezattır. Yang ve Ying.. Yang ve Ying bütün eşyanın bünyesinde gizlemiş olan iki zıt kuvvettir.
İÖ 2000-1000 TARİH ARALIĞINDA O. ASYA

İÖ 3000-2000 Orta Asya (Altaylar ve Batı Türkistan)

Bu tarihte Altaylar, Sibirya’nın bronz devrinde yaşadığı Andronova kültürünün etkisindedir. Altay ve Tanrı dağları, Güney Sibirya ve Hazar’ın kuzeydoğusuna kadar uzanan bölgede etkili olmuş bir kültürdür. Aynı zamanda Orta Asya kültürleri içinde en geniş alana yayılmış olanıdır. Irk değişimine sebep olan bu kültür daha çok Tanrı dağları civarını etkilemiştir. Bugün bu topraklar kurumuş olan Baykal gölü dışında (Rusya sınırlarında) Türki cumhuriyetlere ev sahipliği yapıyor.

İÖ. 1.700- 1.200 arası dönemde en parlak dönemini yaşayan Andronova kültürü, bu topraklarda daha önce etkili olan Afanesyova kültürünün etkisinde olsa da daha ileri bir seviyeye ulaşmıştır. İÖ. 2.000’lere gelindiğinde Altay dağları altın endüstrisinin merkezi durumuna gelmiştir. Bakır araçların yanı sıra tunç, gümüş ve altından araçlara raslanmıştır. Bu bölge insanları, bu kültür gibi yine doğum yeri Sibirya olan Şaman dininine inanıyorlardı. Bu inanış aynı zamanda Türklerin İslamiyet’i kabulüne kadar olan dönemde tüm Türk boylarının inanışı olmuştur.

Bu dönemde Altayları Türkler süvari birlikleri olarak görülüyor ve adlarına sadece Çin kaynaklarında raslanıyor. Proto Türkler diyebileceğimiz bu insanlar, beyaz ırktan, orta boylu ve geniş kafalı olarak görülüyor. Hareketli, dinamik bir millet. Eşyalarını hayvan figürleri ile süsleyen bu kültür insanları, aynı zamanda atı da evcilleştirmiştir. Çince kaynaklarda bahsettiğimiz dönem için Türk hükümdarlar bile yer almış, ancak Türk olarak anılmadıkları ve isimleri de Çince yazıldığı için bunların Türkçe karşılıkları bulunamamış ve kim oldukları da bilinmiyor.

Andronova kültürü etkisindeki Türk kültürüne kısaca bakarsak:.

1.      Oluşturdukları kültür atlı göçebe ya da bozkır kültürü olarak anılmıştır.

2.       Kurganlarında insan ve hayvan cesetlerinin yanı sıra eşyalara rastlanmıştır.

3.       Kurganlarda bulunan altın zırhtan gelişmişlikleri anlaşılır.

4.       Ölümden sonraki hayata inanırlar.

5.       Temel geçim kaynakları tarım, hayvancılık, madencilik ve dokuma.

6.       İlk olarak demiri kullanan ve atı evcilleştiren halktır.

7.       At sütünden kımız yaparak içmişler, hayvancılıkla geçindikleri halde domuzu hiçbir zaman beslememiş ve etini yememişlerdir.

8.       Savaşçı bir toplum olarak yaşamışlar, kartal ve kurdu kutsal hayvan olarak kabul etmişler ve sembol olarak kullanmışlardır.

O. Asya göçebe hayatı..Yerleşik olan ile göçebe olanın mücadelesi..Yerleşik olanlar savaşarak, sınırda toprak vererek, boylar arasına fitne sokarak ve kentlerini duvarlarla çevirerek korunmaya çalışır. Göçebe olanlar ise haklarında anlatılan korkunç hikayelerden memnundur. Baskınlar yapar, sürekli at üzerinde yaşar ve tamamının asker olduğu sert bir yaşamda hayvancılık yaparak geçinirler.

Büyük bayramlar ve şenlikler de kutlamalar yapılır…Yeni yıl kutlamaları, evlilik, cenaze, ergenliğe geçiş.. Kabileler arası ittifaklar, şef seçimi, ganimet ile dönüş.. Kurban ve adak törenleri..Yaşadıkları çadırlara ”yurt” ya da ”oba”, göçerken kullandıkları tekerli arabalara ”terek” adı verilir.

Bozkır dini şamanizmdir. Şamanlar, boylarda en çok saygı görenler dini önderler, şifacılar, büyücüler, ötelerden haberler veren bilge kişilerdir. Ölülerine kurganlara gömer, etraflarına balballar dizerler. İnançlarına göre evren su, ateş, toprak ve hava olmak üzere dört öğeden oluşur. Gök yuvarlak, yer kare biçimlidir.Gökyüzü yeri kuşatır. Dünyanın dört köşesinde yerin kuşatamadığı ıssız alanlar vardır Gök erkek yer dişidir. Yeryüzü gücünü dağlardan alır. Gök tanrının büyüklüğüne inanırlar ki adı ‘’tengri’’dir. Hem tektir, hem çoktur. Hükümdarlar gök tanrının elçisi ve oğludur. Hükümdar yer ile gök, insanlar ile tanrı arasında aracılık yapan kişidir. Ruh kutsaldır. Kanda bulunur ve genellikle kuş biçiminde tasavvur edilir.

O. Asya din ve kültürünün etkisi bin yıllar boyunca Altaylar, İranlılar ve Cermenlerde sürüp gitmiştir. Anadolu’da ise Sünni Yörükler ve Aleviler arasında sürdürülmektedir. Genel olarak Türkler, Finliler, Macarlar ve Moğollarda bu dinin etkileri görülür. .

EŞ ZAMANLI TARİH OKUMALARI I
DERS NOTLARI

İÖ 2000-1000 TARİH ARALIĞINDA ASYA

İÖ 2000-1000 TARİH ARALIĞINDA İRAN

İÖ. 2000-1000 arasında tarih antik Elam demektir.Bugün İran’ın Huzistan eyaletinde başkenti Susa olan Elam Uygarlığı… Sümerlerden III. Ur sülâlesi kralları buraya egemen oldular. Bir süre sonra Elamlılar, karşı saldırıya geçerek III. Ur sülâlesini yıktılar ve Sinear’ı ellerine geçirdiler.Daha sonra Elam, Birinci Babil devletinin yönetimine girdi. Kasitlerin istilâsından sonra Elamlılar, Babil’i ele geçirdiler.

İÖ. 1300’lerden sonra kullanmaya başladıkları çivi yazısı tabletlerde Elamlılar ülkelerine
“Hahamti” demişlerdir. Hal ve tamt olarak bulunan bu ad, hal’in toprak tamt’ın ise tanrı
olduğundan yola çıkarak “tanrının toprağı” şeklinde yorumlanıyor.

Orta Asya’dan İran ve Hindistan’a inen büyük Ari göç..
Hindistan ve İran’da yerleşen Ariler başlangıçta hemen hemen benzer adlı tanrılara taparlardı. Fakat zaman içinde dilleri ve dinleri farklılık gösterdi. Farsça ve Sanskritçe bir dilin iki lehçesidir.

Bugün itibariyle baktığımızda İran ruhaniyeti yüzeysel, sıradan, gerçekçi ve iyimser. Hint ruhaniyeti ise derin, yüce, karamsar ve romantik.

İnsanın soyu birdir
Yaratılırken atılan ortak temeldir
Birimizin acıyı hissetmesi yeterlidir
O acı hepimizindir.

Sadi, 17. yy
(New York BM Uluslar arası
salonu giriş kapısı)

İÖ. 2000-1000 TARİH ARALIĞINDA HİNDİSTAN

Ari ırkın Hindistan’a gelişi… İÖ. 2000’lerde bölgeye inen Ari ırkın kurduğu yeni uygarlık, bu coğrafyanın
dini inançları ve dilleri üzerinde köklü değişimlere neden oldu.

Veda dini Hindistan’ın en eski, en medeni ve en köklü dinidir.
Veda dini, bedevi dinler ile semavi dinler arasında geçişi sağlayan bir dindir.

Allah’tır, yeganedir, bütün varlıklarda gizlidir
Her şeye nüfus eder, bütün varlıkların iç bilincidir.
Her eylemin şuurudur
Bütün varlıklarda mevcuttur
Şahit’tir, koruyan’dır, şekilsiz ve eşsiz Mutlak’tır.
(Upanişad)

Veda’dan Hinduizme…
Din ile sosyal hayatın iç içe geçmesi

Kast Sistemi
Brahmanlar
Kşadriyalar
Çudralar
Paryalar

Hinduizmin üç büyük tanrısı
Brahma
Vişnu
Şiva

Hindular dinlerini “Sanatana Dharma” yani ezeli ve ebedi din veya baki din diye adlandırırlar. Bu dine mensup kişilere de “sanatani” yani baki denir.

Hinduizm reenkarnasyon inancını da içerir.Herkes, yaşam ve ölümün sürekli birbirini takip ettiğine, yani reenkarnasyona inanır. Din öğretmenleri “guru”lar, onların inançlarında büyük önem taşırlar

Bir Dünyanın Eşiğinde, Cemil Meriç
EŞ ZAMANLI TARİH OKUMALARI I
DERS NOTLARI

İÖ 2000-1000 TARİH ARALIĞINDA MEZOPOTAMYA
DÖNEMİN PEYGAMBERLERİ


EŞ ZAMANLI TARİH OKUMALARI I
DERS NOTLARI

İÖ 2000-1000 TARİH ARALIĞINDA MEZOPOTAMYA

Babil Krallığı

Akadca Babil
İbranice Bavel/Babel
Persce Babiruş
Grekçe Babylon

2000 yıl boyunca devam edecek olan Babil medeniyeti;

Eski Babil Krallığı (Amurrular) 1894-1595

Kassitler 1595-1174
Asur hakimiyeti 745-626

Yeni Babil Krallığı (Keldaniler) 626-539

Persler (Ahamenişler) 539-332
İskender (Selevkoslar) 332-275

Eski Babil Krallığı

Amurrular
Babil tarihinin en görkemli sayfası
Hammurabi
Kanunlar

Yeni Babil Krallığı

Keldaniler
Kitab-ı Mukaddes ve Herodot Tarihi’nde
anlatılan ihtişamlı dönem

Hamurrabi Yasaları

Paris Louvre Museum’da Eski Doğu Eserleri koleksiyonunda bulunur.
Hammurabi yasası bize Babil toplumundaki sosyal sınıflar ve zümrelerle onlar arasındaki hukuksal ilişkileri tanıtıyor.Yasada suçlar, aile, mülkiyet, miras, borçlar ile ilgili hükümler, ortakçılık hukuku ile ilgili bazı maddeler, son olarak da kölelik üstüne birtakım maddeler var. Bütün bunlarda, baştan sona, toprak sahiplerinin, rahiplerin, tacir ve tefecilerin, özellikle onların köleler üzerindeki mülkiyet haklarının korunması kaygısı egemen. Bir köleyi çalmanın, ya da kaçmış bir köleyi saklamanın cezası ölümdür. Sonuçta kral, bir kez daha uyruklarının nasıl üzerine titrediğini söyleyerek övünüyor ve kendisini ‘’hukuk kralı’’ olarak adlandırıp, kanunlarının üzerine yazılı olduğu levhayı kırmaya cesaret edeceklere lanet okuyor.

Din sistemi politeizm, 600’den fazla tanrı ve tanrıçaları var. Siyasi birlik sağlandıktan sonra bu durum tanrılara da yansıdı ve Marduk baş tanrı oldu.Tevrat’ın haber verdiğine göre Babil’de yapılan ve göklere ulaştığı söylenen kulede Marduk şerefine yapılmıştır.72 dilin yani bütün dünya dillerinin bir ana dilden türediği efsanesi de Babil Kulesi ile ilintilidir. Babil zigguratı yedi katlı ve 91 m. yüksekliğinde inşa edilmiştir.

Sin, Şamaş ve İştar’a yani güneş, ay ve yıldızlara aynı adla tapınılıyordu. Yıldızlar ilahı İştar aynı zamanda aşk tanrısıydı Yunan’da ismi Afrodit’e dönüşecekti.

Eski Ahit’te Babil’den “ey fahişe” diye söz edilir. Hıristiyanlığın İncil’ini barındıran Yeni Ahit’te ise Babil şehri “alnında dünyanın bütün iğrençliklerinin yazılı olduğu bir kadın”a benzetiliyor.

Babil imparatorluğu 16. yy’da çevre saldırılar sonucu çöktü. Elamlar, Sümer’in güneyinden
gelen Samiler, Hititler ve Kassitler dört taraftan saldırdı ancak Babil’in kuzeyine ve merkeze
yerleşenler Kassitler oldu.

Uygarlığın Batı’ya taşınmasına katkı yapanlar ise Fenikeliler, Yunanlılar, Romalılar ve İbraniler..

Mitanni Devleti

Kurucusu olan Hurrilerin Hint-Avrupa asıllı olduğu düşünülmektedir. İran’dan Mezopotamya’ya, oradan Suriye’ye göç ettiler. En son D. Anadolu’ya yerleşerek bu bin yılda Orta Anadolu’da kurulacak olan Hitit Krallığı’nı etkilediler. Mezopotamya’da kassitler’in Babil Krallığını yıkmaları ile güçlendiler. Hitit gücünü arttırmaya başlaması üzerine Mısır ile işbirliğine gittiler. Bu ittifakı anlatan resmi yazışmalar ise ”Amarna Mektupları” olarak anılır.

Kur’an’da zindan arkadaşlarının kimliklerinden bahsedilmez. Yusuf onları Allah’a inanmaya davet eder.
Kur’an’a göre firavunun rüyasını eski zindan arkadaşı zindana gelerek Yusuf’a anlatır ve yorumlamasını ister. Tevrat’ta ise Yusuf Firavun’un huzuruna çıkarak yorumlar. Rüya ve yapılan yorum paralel olmakla beraber ufak farklılıklar vardır.
Kardeşleri Yusuf’un huzuruna çıktığında geçen olaylar Kur’an’da anlatılmaz. Kardeşleri torbalarında paralarını bulunca bununla yeniden erzak almak isterler. Tevrat’ta ise parayı geri getirerek iade ederler. Yeni erzak için de iki misli para getirirler.
Kur’an’a göre emniyet tedbiri olarak Mısır’a herbiri ayrı kapılardan girerler. Tevrat’ta bundan bahsedilmez.
Kur’an’a göre Mısır’dan ayrılırlarken torbalarına saklanan değerli şey kralın su maşrapasıdır. Tevrat’a göre ise Yusuf’un fal baktığı gümüş şarap kasesidir.
Kur’an’a göre Yusuf, Bünyamin’e gizlice ağabeyi olduğunu açıklar. Diğerleri sonradan onun Yusuf olduğunu anlarlar. Tevrat’ta ise Yusuf toplu halde hepsine açıklar.
Kur’an’a göre Yakup’un gözleri Yusuf’un acısından bozulur. Yusuf onu iyileştirmek için gömleğini gönderir. Yakup’un gözleri açılır. Tevrat’ta bundan bahsedilmez.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s