HAZİRAN

 

EŞ ZAMANLI TARİH OKUMALARI I

0-500 TARİH ARALIĞINDA HİNDİSTAN

Kuşanlar (30-375)

Anayırtları Tanrı dağları olan Yüeçiler İÖ 155’de Bactra’ya girerek günümüzdeki Türkistan topraklarında İran’daki Part İmpartorluğuna (İÖ 247-İS 224) komşu bir devlet kurar. 1.yy’dan 3. yy’ın ortalarına kadar, Hindistan’ın kuzey, kuzey-batısında, Afganistan ve Türkistan’ın bir kısmında hakim oldular. Kuşan İmparatorluğu, en parlak zamanını Kanişka döneminde (78-120) yaşadı. Kanişka’dan sonra başa geçen hükümdarlar döneminde Kuşanlar, Ak Hunlar’ın hakimiyeti altına girdi. 4.yy’da ise Sasânîlerin baskısı altında, tamamen eriyip dağıldılar.

Gupta İmparatorluğu (320-520)

Toprakları, günümüzdeki Kuzey ve Orta Hindistan, ve Pakistan’ın ve Bangladeş’in bazı bölgelerini kapsardı . Gupta İmparatorluğu dönemi bilim, matematik, gökbilim, din ve felsefedeki ilerlemeleri nedeniyle Hindistan’ın Altın Çağı olarak bilinir. Tarihçiler Gupta Hanedanı’nı, klasik uygarlığının bir modeli olarak Han Hanedanı, Tang Hanedanı ve Roma İmparatorluğu ile kıyaslarlar.

0-500 TARİH ARALIĞINDA ÇİN

Han Hanedanlığı (İÖ 206 – İS 220)

Eski Han (Doğu Han) Hanedanlığı (İÖ 202-İS 8):

Hanedanlığın tarih içindeki ışıltılı durumu nedenyle günümüzde bile Çinliler Hanlı olduklarını söyleyerek gururlanırlar. Çin İmparatorluğu’nun kurucusu Şi Huang Ti’ninölümüyle bayrağı devralan Han hanedanlığı sürecinde imparatorluğun tam anlamıyla kurumsallaşması, Konfüçyusçuluk’un resmi din yapılması, üniversitelerin açılması ya da ekonomik düzeyde bakıldığında tüm dünya ticaretine hükmedecek İpek Yolu’nun açılması hep bu hanedanlıkla hatırlanan önemli vakalardır. Ancak ilk iki yüz yılın sonunda Toprakların el değiştirmesi, devletleştirilmesi ve ağır vergiler halkların ayaklanmasına neden olur.

Yeni Han (Batı Han) Hanedanlığı (İS 25-221):

Eğitim alanında ulusal gayret başlatılır. İmparatorluk üniversitesinin (İÖ 140) İsa peygamberin doğduğu yıla doğru öğrenci sayısı 3000’e ulaşmıştı. 50’lerden sonra öğretim üyesi imparatorlar üniversitelerde binlerce dinleyiciye dersler vermiştir. 105 tarihi uygarlık tarihi önemli bir icadın Çin’de gerçekleşmesine tanıklık eder. Kağıdın keşfi.. Aynı biçimde 132 yılında ilk deprem ölçme cihazı sismografta Çin’de icat edilenler arasındadır. Han Hanedanlığı süreci hadımlar ve devlet memurları arasında çıkan Guandu Savaşı (İS 200) ile sona erer.

Fetret Devri (220-581)

Çin’deki bu ilk fetret devrini tarihçiler iki döneme ayırır: Beş Barbar Onaltı Krallık (220-383) ve Wei Hanedanlığı (383-534)

Beş Barbar Onaltı Krallık döneminde kuzeyden gelerek Çin’i istila eden halkların yerleşme mücadelesine tanık olunur. Wei Hanedanlığı ise içlerinden sivrilerek Çin tahtına oturmayı başaran halkın kendilerine aldığı isimdir. O kadar Çinlileşirler ki kendileri için inşa edilen Çin Seddi’ni bile onartırlar. Çin resmi tarihinde Fetret Devri’nin tamamı için ‘’budala ve ahlaksız’’ ifadeleri kullanılır. Ancak Wei hanedanlığı Çin tarihi açısında son derece önemli olan bir düzenlemeye imza atar. Toprak Kullanımını Eşitleme Kararnamesi ve adil vergilendirme .. İlk Hıristiyan keşişlerin Çin’e ulaşması ve yanı sıra Çin’in Hindistan’da doğan Budizm’i benimsemesi de bu dönemde oldu.

0-500 TARIH ARALIĞINDA ORTA ASYA

Batı Hunlarının hareketlenmesi ve önlerine kattıkları Hint Avrupalıları (Ari ırk) Avrupa’ya sürmeleri tarihteki dönem noktalarından birinin gerçekleşmesine sebep olur. 375 Kavimler Göçü ile tarihçilere gore İlkçağ kapanır ve Ortaçağ başlar. Avrupa Hun İmparatorluğu (370-469)kurulur. 445’te tahta outran efsanevi Hun İmparatoru Attila’nın büyük hedefi Roma İmparatorluğu’na sahip olmaktadır395’de Roma İmparatorluğu ikiye ayrılır. II. Theodosios döneminde Doğu Roma İmparatorluğu Attila’nın emirlerini yerine getiren vassal devlet statüsüne düşer. Aldığı vergilerle ekonomisini güçlendirem Attila Batı Roma İmparatorluğu’nda Roma’da tahta oturmak niyetindedir. Ancak hedefleri sadece Batı’ya dönük değildir. Roma’da tahta oturtuktan sonra Sasani İmparatorluğu da dize getirmeyi hedeflediği devletler arasındadır. 452’de Roma’ya giren Attila kapılarını gönüllü açmayan kenti ateşe verir. 453’te Sasani İmparatorluğu’na yapacağı saldırının planlarını yaparken zifaf gecesi gelen ölüm tarihteki efsanevi hükümdar Attila süreci noktalanır.

Hunların K. Hindistan, Afganistan ve Türkistan bölgesi’nin bir kısmında kurdukları devlet ise Akhun Devleti (420-567) olarak anılır. İpek Yolu’nu denetim altına alarak sıra sürede büyüme kaydetmişlerdir . Ancak bu 500 yılın sonunda O. Asya’da ortaya çıkan bir büyük devlet Göktürkler tarafından ortadan kaldırılmışlardır.

0-500 TARİH ARALIĞINDA AVRUPA

İÖ 27-395 Roma İmparatorluğu Dönemi

Sezar’ın yeğeni Octavius’un Marcus Antonios ile yaptığı Actium Savaşı’nı kazanmasından sonra kurulan imparatorluğun ilk imparatoru Augustus (İÖ 27-14) adını alan Octavius olur. Ölümünden sonra başa geçen Julio Claudian Hanedanlığı ‘nın hükümdarları Tiberius (14-37), Kaligula (37-41), Cladıus (41-54) ve Neron (54-67)’dur.
Neron’dan sonra hanedan değişikliği olur ve başa geçen Flaviuslar Hanedanı (69-96) başarıları ile anılır. Vespanianus (69-79), Domitianus (79-81), Titus (79-81) tahta outran hükümdarlardır. Dönemlerinde yaşanan önemli olaylar Roma kentinin simge yapısı Kolezyum’un (72-80) inşası ve Vezüv yanardağının patlamasıyla ortaya çıkan Pompei kenti (İS 79) görüntüsüdür.

Flavius Hanedanlığı’ndan sonra başa geçen Antonionus’lar Hanedanı (96-192) Roma İmparatorluk tarihinin en parlak hükümdarlarını barındırır. Nerva (96-98), Trajan (98-117), Hadrian (117-138), Antoninus Pius (138-161), Marcus Aurelius (161-180), Lucius Verus (161-169), Commodus (180-192) Bu hanedanlık Roma İmparatorluk tarihinin ‘’altın çağı’’ olarak anılır.

Severus Hanedanlığı (193-235) imparatorluğun merkezinin doğuya taşınmasından önceki son Romalı hanedanlıktır. İmparatorları Septimius Severus (193–211),Caracalla (198–217), Publius Septimius Geta (209–211), Ara dönem, Elagabalus (218–222), Alexander Severus (222–235)

235 yılından sonra Roma tarihinde illiryalı İmparatorlar dönemi başlar. Diocletianus (284-305) 286’da ikili yönetim ilan eder. Nikomedia’dan devleti yönetmeye kararr vererek Roma’ya eş imperator atar. Dönemi daha çok Hıristiyanlık tarihi içinde öne çıkar. Büyük Zulüm (303-313) olarak anılır ve Hıristiyan tarihi içindeki en acılı dönemlerden biridir. Constantinus (306-337) başa gelir gelmez ikili yönetime son verir ve imparatorluğun merkezini Constantinopolis yapar. 313’de ilan ettiği Milan Fermanı ile Büyük Zulüm dönemini sonlandırır. Tüm dinlere özgürlük verdiği bu fermanın ardından Hıristiyanlığı imparatorluğun resmi dini yaptığını ilan eder. 325’te İznik’te ilk konsil toplanır.

Contantinus’tan sonra ardılları Constans (337-350), II. Constantius (337-361), Julian (360-363), Jovian (363-364), Valentinianus (364-375)olur.

I. Theodosius (378-395) ise dindarlığı ile anılan bir hükümdar olur. Hıristiyanlığa yaptığı katkılardan ötürü B. Teodosius olarak anılır ki İznik konsili kararları resmi din olarak kanul edilir. Döneminde İskenderiye Kütüphanesi yakılmıştır. Ölürken imparatorluğun doğusunu Arcadıus’a (370-408), batısını Honorius’a (393-395) bırakır. Böylece Roma İmparatorluğu 395’te Batı Roma İmparatorluğu ve Doğu Roma İmparatorluğu olmak üzere ikiye ayrılır. Batı Roma İmparatorluğu Kavimler Göçü ile gelen barbar kavimlere ve Avrupa Hun İmparatorluğu’na ancak 476 yılına kadar dayanarak tarihe karışır.

395-476 Batı Roma İmparatorluğu
395-1453 Doğu Roma İmparatorluğu

 


EŞ ZAMANLI TARİH OKUMALARI I
0-500 TARİH ARALIĞINDA ORTADOĞU

0-500 tarih aralığında Ortadoğu Roma İmparatorluğu ile Pers İmparatorluğu (Part Hanedanlığı) arasındaki çekişme alanı alanı olarak karşımıza çıkar. Bu 500 yıllık sürecin en önemli tarihsel vakaları; Hıristiyanlığın yükselmesi, kavimler göçü (375), Roma İmparatorluğu’nun doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılması (395) ve B. Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasıdır (476). Tüm bu vakalar Prtadoğu tarihini derinden etkiler.

Dünyada yaygın olan ama özellikle Ortadoğu bölgesinde hakim olan ekonomik yapılanma güdümlü ekonomidir ki ticarete doğrudan devletin müdahale etmesi ve tekellerin sayısının her geçen gün artması bu 500 yıllık sürecin sonunda dünya ekonomisini olumsuz biçimde etkileyecektir.

Ortadoğu’da bulunan İki güçlü imparatorluk doğrudan savaşmak yerine daha çok bölgede müttefikleri olan küçük krallıklar üzerinden mücadele edecek ve Ortadoğu’nun hakim gücü olmaya çalışacaktır.

Palmira Krallığı (260-273)

Günümüz Suriye topraklarında bulunan Roma İmparatorluğu’nun denetim alanında bulunan küçük krallık stratejik açıdan oldukça önemlidir. Musevilerin kutsal kitapları Tanah’ta Süleyman peygamber tarafından kurulduğu anlatılan Tadmur’un Palmira kenti olduğu söylenir. Ticaret yollarının geçtiği, canlı ve zengin bir kent olan Palmira Kraliçe Zenobiya döneminde Roma İmparatorluğu’nun denetiminden çıkarak topraklarını genişletir ve gücünün doruğuna ulaşır. 272’de Roma İmparatoru  Aurelian tarafından yeniden denetim altına alınan Palmira imparatorluğun askeri üssü haline getirilir. Zenobiya ve oğlu ise kaçmak üzere iken yakalanarak Roma’ya götürülür.

Nebati Krallığı  (İÖ 400- İS 106)

Krallığa başkentlik yapan Petra antik kenti günümüzde Ürdün’ün sınırları içindedir. İS 400’lere kadar son derece canlı bir kent olan Petra yaşanan bir deprem ve atlatılamayan ekonomik sıkıntılar nedeniyle önemini yitirir. 1812 yılında İsviçreli gezgin Johann Burckhardt tarafından keşfedilen kent, 1985’de UNESCO tarafından Dünya Kültürel Mirası listesine dahil edilir.

Gassani Krallığı (37-636)

Arami kültüre bağlı, Hıristiyan Arap krallığı Roma İmparatorluğu’nun bölgedeki müttefikidir. Roma İmparatorluğu bölgede İran ile yaptığı mücadeleyi bu krallık üzerinden yürütür. Sina Yarımadası’nın ucunda bulunan ve bölgenin ticaretini elinde tutan Musevi Yotabe halkının Roma İmparatorluğu tarafından denetim altına alınmasından sonra bölge imparatorluk tarafından Gassani Krallığı’nın denetimine bırakılır.

Hirah Krallığı (Lakhmids) (268-633)

Arami kültüre bağlı, Hıristiyan Arap krallığı Sasani İmparatorluğu’nun bölgedeki müttefikidir. Sasani İmparatorluğu bölgede Roma İmparatorluğu  ile yaptığı mücadeleyi bu krallık üzerinden yürütür.

Himyeri Krallığı (İÖ 100-525)

Arap Yarımadası’nın en güney ucunda, günümüz Yemen topraklarında bulunan, Babülmendep Boğazı’nın ticaretini elinde tutan Himyeri Krallığı İran’dan aldığı destekle Roma İmparatorluğu’na kafa tutar. Roma İmparatorluğu Hıristiyanlaşmalarına katkı yaptığı Axum Krallığını (Etiyopya) (100-630) müttefiki yaparak Himyeri Krallığı’nı denetim altında tutmaya çalışır. Himyeri Kralı Zunuvas (517-525) krallığında Hıristiyanlığın giderek yükselen bir değer olmasından endişeye kapılarak ‘’uhdud’’ denilen içi ateşle dolu ölüm çukurları açtırarak Hıristiyanları bu çukurlara atar. (Buruc Suresi )

Hıristiyan Axum Kralı Kaleb ela Esbaha (518-527) Roma İmparatoru Iustinianos’tan da (527-565) destekle Komutan Eryat komutasındaki ordusunu Zunuvas’a gönderir. Eryat başarılı olur ve Himyeri krallığına son verilir. Eryat’tan birkaç yıl sonra başa geçen Habeşli komutan Ebrehe bağımsızlık ilan ederek fillerle desteklediği ordusuyla Mekke’ye Kabe üzerine saldırır. (Fil Suresi)

0-500 TARİH ARALIĞINDA ASYA-İRAN

Part İmparatorluğu (İÖ 247-İS 224)

Roma İmparatorluğu karşısında doğudaki yegane güç olan Part İmparatorluğu Romalıları Kapadokya’dan öteye geçirmemek noktasında elinden geleni yapar. Partlar zırhlı süvari geleneğinin başlatıcılarıdır.

Doğu ile Batı arasındaki ticaret yollarını uzun yıllar denetim altında tutan Partlar, büyük kentler ve saraylar inşa etmenin yanı sıra bayındırlık işlerine de önem verdiler. Sasaniler tarafından Panhelenist olmakla suçlandılar.

Sasani İmparatorluğu (İS 224-İS 651)

İran’daki dördüncü Aryan hanedanlığıdır ve kendisini 2. Pers İmparatorluğu olarak tanımlar. 651’de Hz. Ömer’in bölgede başarılı olmasıyla sona erecek olan Sasani İmparatorluğu, İran’ın İslam’dan önceki son büyük medeniyetidir.

224’da Sasani İmparatorluğu’nun kurucusu olan I. Ardeşir, Part rejimini yıkarak başa geçti. Part İmparatorluğu’nda da başkent olan Ktesifon kenti (Tizpon)  Sasani İmparatorluğu döneminde de başkent olmaya devam eder. Millileşmeye önem veren ve Zerdüştlüğü resmi din ilan eden Sasaniler merkezi hükümete önem verdiler. Zerdüştlük dışındaki inançlara yaşam hakkı tanınmadı. Zerdüştlüğün bu resmileşmiş, millileşmiş ve baskılanan biçimi İran’da farklı iki dinin ortaya çıkmasına neden oldu.

2. yy’da ortaya çıkan Manicilik ve 5. yy’da ortaya çıkan Mazdaizm..

Zerdüştçü ruhban sınıf siyasal güç kazandı. Hıristiyanlık, Manicilik, Mazdaizm ve Budizm gibi dinler baskıya maruz kaldı. Sura ve Pumbedita’yı merkez edinen Yahudiler ise enstitüler açarak teolojilerini geliştirmeye dönük çalışmalar içinde bulunurlar.

4. yy’da I. Hüsrev tarafından açılan Gundişapur Üniversitesi dünyada bilimin merkezi konumuna yükselir. Yanı sıra kent dünyanın en büyük medikal merkezi olarak ortaya çıkar. Iustinianos’un Atina Okulu’nu kapatmasıyla kaçan bilim adamlarının da Hüsrev tarafından Gundişapur Üniversitesi’ne kabul edilmesiyle 6.-7. Yy’a kadar devam edecek ileri bir bilim düzeyi yakalanır.

Reklamlar

One thought on “HAZİRAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s