ŞUBAT

EŞ ZAMANLI TARİH OKUMALARI I
DERS NOTLARI

iÖ 1000-0 TARİH ARALIĞINDA ASYA-ÇİN

ZHO HANEDANLIĞI DÖNEMİ (1122-256)
1. İlkbaharlar Sonbaharlar Dönemi (İÖ 722-481)
2. Çarpışan Krallıklar Dönemi (İÖ 481-221)

ÇİN İMPARATORLUĞU (İÖ 221-İS 1911)
1. Şi Huang Ti Dönemi (İÖ 295-210)
2. Han Hanedanlığı Dönemi (İÖ 206-İS 220)

ZHO HANEDANLIĞI DÖNEMİ (1122-256)

1. İlkbaharlar Sonbaharlar Dönemi (İÖ 722-481):

İÖ 8. yüzyılda Zhu Hanedanlığı’nın merkezi idaresinin zayıflaması sonucu Çin’de 170 krallık ortaya çıkar. Bu dönem aynı zamanda büyük filozofların yaşadığı ve felsefe okullarının kurulduğu dönemdir.

2. Çarpışan Krallıklar Dönemi (İÖ 481-221):

Çin’in bölünmüş olduğu sürecin sonrasında Çin’de çok kan dökülen, krallıkların sürekli birbirleriyle mücadele ettikleri sıkıntılı bir dönem olarak anılır.

ÇİN İMPARATORLUĞU (221-1911)

1. Şi Huang Ti Dönemi (İÖ 295-210)

Kurucusu Şi Huang Ti (İÖ 295-210) dir. Çarpışan Krallıklar Dönemi’ne son vererek, tüm krallıkları merkezi bir yönetim altında birleştirir. Çin İmparatorluğu’nun kurucusu olur ve tarihin kendisi ile başladığını ilan eder. Ülkede dil, para ve ölçü birliğini sağlar. 36 eyalete ayırdığı ülkesinde, her bir eyalete bir sivil, bir asker ve bir asayişçi idareci yerleştirir. Vietnam ve Kore’yi Çin’e bağlar. Ülkede büyük bir imar projesi başlatarak her yaptırdığı yapıya ”dünyayı birleştiren adam” olarak imzasını atar. Gurur delisidir, Çin’in Sezar’ı olarak tarihe geçer. Taoizmin temel ilke edinir, Konfuçyusçuluğu yasaklar.Konfuçyusçuluğa ait tüm kitapları yaktırır. Halka da sözlü olarak aktarma yasağı getirir, cezasının ölüm cezası olacağını ilan eder. Büyüye ve simyaya meraklı olduğu için kendisini eleştiren Konfuçyusçuları diri diri gömer. Döneminde inşa edilen Çin Seddi ve kendi için yaptırdığı terrakota askerlerden bir orduya sahip mezarı ile dünya tarihe geçmiştir.

2. Han Hanedanlığı Dönemi (İÖ 206-İS 220)

Günümüzde geleneksel Çinliler kendilerini hala ”Han halkı” olarak adlandırır. Bu hanedanlık Çin kültürünün zirvelerinden biri olarak kabul edilir. Şi Huang Ti’nin yasakladığı Konfuçyus öğretisini resmi din ilan ederler, Çin tarihi kayıtlarına Şi Huang Ti’yi zalim olarak yazdırırlar. Yine de onun kurduğu idare ve ideal yönetim biçimini devam ettirirler.

Han hanedanlığı döneminin en önemli gelişmelerinden biri üniversitelerin açılmasıdır. Konfuçyusçuluk okullarda da resmi ders olarak okutulunca tüm D. Asya’ya yayılır. Bu dönemde Çİn askerler ya da devlet adamları tarafından değil adeta filozoflarca yönetilir.

Çin’e ait söz konusu tüm kültürler İÖ 140’da imparator Wudi döneminde açılan İpek Yolu aracılığıyla Roma’ya kadar olan güzergahtaki pek çok kültürle ilişkiye girmiştir. Çin kültürü karşı kültürleri etkilemiş ancak kendileri çok az etkilenmiştir. Çünkü Konfuçyusçulukta atalardan aktarılmayan bilginin değeri fazla değildir.

İpek Yolu’ndaki ticaret 1492’de Vasgo Da Gama’nın deniz yolunu kullanarak Hindistan’a çıkmasına kadar ki süreçte dünya ekonomisinin belirleyicisi olur ve yol güzergahındaki ülkelerin ekonomilerinin düzenlenmesinde de birincil öneme sahip olur. Han Hanedanlığı’nın 400 yıllık uzun hüküm süresince ipeğin yanı sıra baharat, porselen ve kağıtta ticarete dahil olur.

Çin uygarlığının Asya için oynadığı rol, eski Yunan’ın Avrupa halkları için oynadığı role benzetilebilir.

LAO-Zİ (604-517) VE TAOİZM

Lao-Zi yaşlı hoca ya da ihtiyar bilgin anlamına gelir. Zhu Hanedanlığı döneminde (İÖ 1122-256) imparatorluğun tarihçisi ve kütüphane muhafızıdır. Mütevazi ve sakin bir hayat yaşayan Lao-Zi, Çin’de ilk defa ”karşılıksız iyilik yapmayı” dile getiren kişidir ki bu Taoizm’in temel felsefesidir.

”Tao” doğruluk, yol, dünya nizamı anlamına gelir. Çin kültürünün en belirgin özelliği olan ”yin-yang” zıtların uyumlu birlikteliği Taoizm içinde de önemli bir yere sahiptir. Uyumlu yaşam ve doğal akış insanın içinde bulunduğu an ile bütünleşerek yaşamasını sağlar. Bu uyuma ”yolu izlemek”denilir. Tao; bütün zıtlıkları ve çelişkileri eşit kılan mutlak birlik halidir. Tao, sözle anlatılamaz, zihinle idrak edilemez, isimsiz, suretsiz, görülemeyen, işitilemeyendir. Kişinin yolu izlemekteki yegane amacı Tao ile birleşmektir.

Ruhun gelişiminin ilk aşamalarında meditasyon; zihin arındırmak, duyguları dengelemek, arzuları azaltmak ve iç enerjiyi çevirmek için başvurulması gereken yöntemlerden biri olarak kabul edilir. Yanı sıra ayinlerinde Şamanizm’in etkileri de görülür. İlkbaharda ateş yakılarak, içine tuz ve pirinç atılır ve çıplak ayakla üzerinden atlanır. Ölümü geciktirmek için aşırılıklardan kaçınarak, diyet yaparak yaşarlar. Günümüzde büyücüleri, rahipleri ve kendine has ayinleri olan taraftarlarının büyük çoğunluğu G. Kore’de yaşamaktadır. Mukaddes kitaplarının adı ”Tao ve Fazilet”tir. (Tao-Te-King)

Taoizm’in söylemi oldukça sadedir. Bütün canlılara karşı merhametli ol, nefsini gurur ve kibirden uzaklaştır ve mütevazı ol, basit bir hayat yaşa, tutumlu ol.

KONFUÇYUS (İÖ 551-479)

Zhu Hanedanlığı döneminde (İÖ 1122-256)yaşamıştır. Taoizm’in kurucusu Lao-Zi ile çağdaştır.

Konfuçyus küçük yaşta babasını kaybedince dedesi tarafından yetiştirilir ve devlet memuru olur. 19 yaşında evlenir. İÖ 518’de ülkesindeki içi savaştan kaçarak komşu ülkeye sığınır. Ülkesine döndükten sonra ise inşaattan sorumlu bakanlık, adalet bakanlığı ve başbakan vekilliği yapar (498). Bir yıl sonra sürgüne gider ve Çin içindeki altı farklı devleti dolaşır. Çin tarihi içinde ”İlkbaharlar Sonbaharlar Dönemi” (722-481) denilen dönemdir bu. Dönem adını Konfuçyus’un İlkbahar ve Sonbahar kayıtları kitabından almıştır. Konfuçyus ”Çarpışan Krallıklar Dönemi” nin başında İÖ 479’da ölür.

Konfuçyus ailesi, dünyanın tarihçe olarak kanıtlanmış çınar ailelerinden biri olarak kabul edilir. Kong ailesinin 75. nesil üyesi bugün Tayvan’da yaşamaktadır.

Konfuçyus’ un öğretisi Taoizm’e tepki olarak ortaya çıkar. Fert aşk ile temizlenebilir ancak toplumlar muhakkak akıl yolu ile idare edilmeli düşüncesini savunur. Taoizmin Çin halkı üzerinde uyuşturucu bir etki yaptığını, fert ile toplumun idaresinin aynı mantıkla yapılamayacağını savundu. Doğa ile uyum içinde yaşaması gereken insan için ahlak ve adalet en önemli temalar olmalıdır. Toplumsal olarak bu temaların yerleştirilmesi ise ancak eğitim yolu ile mümkün olabilir. Sağlam toplumların eğitimli insanlardan kurulacağını söyler. Dünyaya yeniden bir düzen verilebileceği inancındadır.

Konfuçyus’un öğretisinde toplum içinde ahlak ve adalete dayalı ciddi bir hiyerarşi ve görev dağılımı vardır. Atalara ve ana-babaya saygı en üst düzeyde olmalıdır. herkes hak ettiği yerde olmalı ve bulunduğu yerin hakkını vermelidir. Konfuçyus’un öğretisi din değildir. Geleneksel dinlere dayanan etik bir felsefedir. Ancak 20. yüzyıl başına kadar Çin hanedanlarında resmi din olarak kabul edilir.

Doğrudan akla hitap eden Konfuçyusçuluk da gizem ya da doğaüstü kudretler yoktur. Göğe ve ataların ruhlarına inanırlar. temel ilkesi; ”İnsan ne olduğunu ya da ne olmadığı bilmelidir” der. İnsan hayatı boyunca alçakgönüllülüğünü koruyarak yeni bilgiler öğrenmeye çaba göstermelidir.
EŞ ZAMANLI TARİH OKUMALARI I
DERS NOTLARI

iÖ 1000-0 TARİH ARALIĞINDA ASYA-HİNDİSTAN

İÖ 1000-0 TARİH ARALIĞINDA ORTAYA ÇIKAN DİNLER

Budizm
Caynizm

İÖ 1000-0 TARİH ARALIĞINDA ORTAYA ÇIKAN DEVLETLER

Maurya İmparatorluğu (İÖ 321-185)

BUDİZM

Kurucusu: Siddhārtha Gautama Buddha (İÖ 563-483)
Budizme dair ilk araştırmalar 1882’de Londra’da başlar.Çok daha önce 11. yy’da Gazneli Mahmut ile Hindistan’a giden ve Sanskiritçe öğrenerek, Hindistan’a dair eserler yazan Biruni, Budizm ile ilgili kaynak bulamamaktan yakınır.İslam müfessirlerinin bir kısmı ise onu Zülkifl peygamber ile özdeşleştirir ve Kur’an’da incir ağacı altında vahyedildiği söylenen kişinin Buda ya da Zülkifl olduğunu söylerler.

1. İncire, zeytine,
2. Sina dağına ,
3. Ve şu emîn beldeye yemin ederim ki,
4. Biz insanı en güzel biçimde yarattık.
5 .Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık.
6. Fakat iman edip sâlih amel işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır.
7. Artık bundan sonra, ceza günü konusunda seni kim yalanlayabilir?
8. Allah, hüküm verenlerin en üstünü değil midir?

TİN 95 Diyanet İşleri Başkanlığı Meali

Buda Kşatriya sınıfındandır. Tarihte inanç ve düşünce alanında yer etmiş kimselerin sınıfı..Çözümlenen Sanskritçe metinlerden öksüz büyüdüğü öğrenilir. Annesi Maya’yı 7 günlükken kaybeder.Babası tarafından sağlanan mükemmel imkanlar zaman içinde boşluğa düşmesine ve varlık üzerinde düşünmeye başlamasına neden olur. Bir gün saraydan çıkmayı başarır. Yaşlılık, hastalık ve ölümle karşılaşır. Sonra çok fakir görünen ancak garip bir biçimde çok kudretli görünen bir adamla karşılaşır. Adam ona ‘’Eğer istemezsen kimse seni zillet ve köleliğe çekemez. Eğer sahip olmazsan, hiç kimse seni korkutamaz. Bu insanın hayatının iki esasıdır’’ der. Siddartha’nın aldığı ilk derstir bu.

Ailesinin yanından ayrılarak önce Brahmanlar’a katılır ancak onların yaşantılarından tatmin olmayınca riyazet hayatına çekilmeye karar verir. ‘’Bodhi’’ ağacının (incir ağacı) altında 7 yılı tefekkür ile geçirir. / yılın sonunda hayatın sırrını anladığını ve tenasüh (reenkarnasyon) çemberini kırdığını ilan eder. Paylaşmaya başlayınca Brahmanlar, ailesi ve pek çok kişi Siddartha’nın etrafında toplanır. Nefsi yenmek için çetin bir programa ihtiyaç vardır ve Siddartha yoga ve oruçla bunu nasıl sağlayacaklarını gösteren bir rehber olmuştur. İnsanın nefsinden kurtulup hayatın sırrına ermesi için 8 makamdan söz eder. her makam için yapılması gerekenleri izah eder.Bu makamları geçen kişi reenkarnas çemberinden kurtulur (samsara) ve nirvanaya ulaşır. Siddartha kalabalıklara hitap etmenin verdiği gururdan kaçınmak için ikinci bir yolculuğa çıkar. itibar ve gurur hakkındaki düşünceleri yüzünden Brahman sınıfı kendisinden uzaklaşır. Bu ikinci yolculuğunun sonunda kendisine ”aydınlanmış” anlamına gelen ”Buda” unvanını verir. Bundan sonra açıkça kast sistemine, Brahmanların ayrıcalıklı konumuna ve tanrılara yapılan ibadetlere karşı çıkar.

Buda’nın kurulu düzene ve sisteme karşı anarşist tavrı dinin Hindistan’da yayılmaması için Brahmanların büyük çaba göstermesine sebep olur. Buda’nın ölümünden sonra (İÖ 483) dini daha çok Çin, japonya, Kore ve Budizm’in merkezi olacak olan Tibet’te yayılır. 7. yy’da Tibet’e ulaşan Budizm 14. yy’da son şeklini almış, Buda’nın ölümünden ancak 400 yıl sonra toplanan metinler ”Pali-kanon” denilen kitapta bir araya getirilmiştir. Tapınaklarına ”Pagoda” denilir. Buda’dan sonra onun takipçisi olanlar zaman içinde Buda’nın verdiği reçetelerin yapılabilmesi için en uygun yaşam biçiminin evlenmeksizin ve çalışmaksızın manastırlara kapanarak gerçekleştirilebileceğine inanır. Izdırap rengi olarak kabul edilen güneş renklerinde yapılan kendilerine özgü, yünden bir elbise giyerek, dilenerek yaşamlarını idame ettirirler. Budist rahiplere ”Lama”, baş rahibe ise ”Dalai Lama” denilir ve Dalai Lama’nın ölümüyle Dalai Lama’nın yani Buda’nın ruhuyla dünyaya yeniden gelen çocuk aranıp bulunarak Dalai Lama ilan edilir.Budizm günümüzde tanrısız ve ahiret inancının olmadığı bir din olarak kabul edilir. Alemde herşeyin düzenleyicisi ”Karma”dır.

Karma iki temel esasa dayanır:
1.Kendine yapılmasını istemediğinin şeyi başkasına yapma
2.Başa gelen olumsuzluğu kendinden bilme

Merkezleri dünyanın çatısı olarak adlandırılan Tibat’tir. Burada bulunan Potala Sarayı tüm Budist mabetlerin merkezi ve en önemli hac noktasıdır.Budizmin günümüzde 500 milyon takipçisi bulunmaktadır.

CAYNİZM

Kurucusu: Cayna (İÖ 599-527) ”kahraman” anlamına gelen ”Mahavira” unvanını kullanmıştır. Buda gibi Kşadriya sınıfındandır. Annesinin ölümünden çok fazla etkilene Cayna meditasyon, oruç, yoga ile yoğunlaştığı 12 yıllık riyazet hayatının sonunda aydınlandığını ilan eder. Bir süre sonra üzerindekileri de atar. Ölümünden bir süre sonra takipçilerinin bir kısmı bu alışkanlığı bırakarak beyazlar giymeye başlayınca caynistler ”beyaz giyenler” ve ”hava giyenler” olarak ikiye ayrılır.30 yıl süren manevi yaşantıdan sonra İÖ 527’de ölür. Nirvana’ya girişi Caynist takvimin başlangıcı olarak kabul edilir. Öğretileri ölümünden 200 yıl sonra yazılı olarak bir araya getirilir.

Maurya İmparatorluğu (İÖ 321-185)

İÖ 2000’den sonra Hindistan’a gelmeye başlayan Ari göçler yerleştikten sonra 16 ayrı prenslik kurarlar. İÖ 327’de Hindistan’a gelen B. İskender, bölgenin zorlu coğrafyası, prensliklerinin her birinin sahip olduğu ayrı ordularla savaşmak zorunda kalması ve ordularının fillerle donatılmış olması sebebiyle Hindistan’da başarılı olamamış ve 3 yıl sonra Susa’ya dönmüştür. 16 prenslik içinde Mauryalar diğer prenslikleri dize getirerek Hindistan’ın ilk büyük devletini kurarlar.Kurucusu Çandragupta’dır. Oğlu Aşoka’nın 30 yıllık saltanat süreci önemlidir. Budizm devletin resmi dini olur. Aşoka tarihin bildiği ilk misyonerdir. 267 günlük hac yolculuğu yapmış ve ülkesinin her yerine Budist öğretilerin yazılı olduğu ”Aşoka Sütunları”nı diktirmiştir.

20. yy’da kurulan Hinduizm akımları.. Ananda Marga, Rajneesh Chandra, Maharishi Mahesh Yogi, Osho
EŞ ZAMANLI TARİH OKUMALARI I
DERS NOTLARI

İÖ 1000-0 TARİH ARALIĞINDA ASYA-İRAN

Medler İÖ 705-505
Persler (Ahamenişler) Dönemi İÖ 550-330
Helenistik Dönem İÖ 330-247
Partlar (Arsaklılar) Dönemi İÖ 247- İS 224

Medler İÖ 705-505

612’de Asur İmparatorluğu’nun Elam’ı ortadan kaldırmasıyla oluşan yönetim boşluğunu Medler doldurur.Ekbatana (Hemedan) başkent olur.. I. Kserkses döneminde gücünün zirvesine ulaşan Medler 612’de Asur İmparatorluğunu ortadan kaldırır.Persler ile akraba olan hanedan perslerden gelen bir saray darbesiyle yıkılır.

İran’da Mitra kültüne inanç du dönemde de devam eder. Ancak Pers İmparatorluğu’na Darıus’un hükmettiği dönem İran’da Zerdüşt’ün de yaşadığı dönemdir. İran dinlerine Zerdüştlük (Mecusilik-Mazdaizm) dini dahil olur.

Persler (Ahamenişler) Dönemi İÖ 550-330

Kurucusu Kyros İÖ (539-530)
Susa’nın Pers İmparatorluğu’nun başkenti oluşu…İÖ 547 Lidya’nın ele geçirilmesi.. İÖ 539 yeni Babil İmparatorluğu topraklarını ele geçirmesi..İsrailoğullarının sürgününü sona erdirdi.Kyros Silindiri adı verilen kilden yapılmış bir silindir üzerine ilk insan hakları bildirgesi olarak kabul edilen metni yazdırır.(İÖ 539-530)
1879’da G. Irak’ta Babil kenti kazıları sırasında bulunmuş, Kyros Silindiri adı verilmiştir. Londra, British Museum’da sergilenmektedir.Kyros yaptığı tüm bu düzenlemelerden sonra yüzünü doğuya çevirir. O. Asya’daki İskitlerle savaşırken de ölür.

Darius-Dara(İÖ 539-485)
Hindistan’ın bir bölümü ve Trakya’nın alınması..Yenilmez hükümdar unvanı alır… 23 ayrı ulus ve muhteşem bir ordu ile İskitler üzerine yürür.İlk yenilgisini burada alır. Yönünü batıya çevirir ve Attika Yunan site devleti ile savaşır.İÖ 490 Maraton Savaşı..Darius’un ikinci yenilgisi olur.Spartalılarla ise 480 Salamis Deniz Savaşı’nda karşılaşan Darıus Yunan anakarasını topraklarına katmayı başaramaz.

Pers İmparatorluğu’nda resmi dil olarak kabul edilen üç dilden biri olan Aramice, Hindistan’dan Trakya’ya kadar çok geniş bir coğrafyanın resmi dili olarak kullanılır. Kyros yönetimleri devralırdı. Darius ise satraplık sistemini kurdu. Bir çeşit eyalet yönetimi..Ona itaat eden ve vergilerini ödeyen yönetimindeki onlarca milletin kendi dinleri ve hukuk sistemleri ile yaşamalarına müsaade etti.

Darius’un oğlu Kserkses’de babasının Yunan anakarasını alma hayalini gerçekleştirmek için uğraştı. Hellospontes’e (Çanakkale Boğazı) İÖ 482’de varillerden ilk köprüyü inşa etti ancak başarılı olamadı.

Helenistik Dönem İÖ 330-247

İÖ 334’te Büyük İskender İran topraklarına girdiğinde tahtta III. Darıus vardı. İskender savaşı kazanarak Susa sarayına yerleşti. Böylece Pers İmparatorluğu sona erdi. İÖ 324’te Susa Düğünleri yapıldı.Düğünler Doğu ile Batı’nın buluşmasının sembolü olarak kabul edilir. İÖ 323’te İskender’in ölümüyle İran tahtı komutanlarından Selevkof’un eline geçer.

İÖ 247’de İran’da Helenistik Dönemin sona ermesiyle Partlar iş başına geçer.

Partlar (Arsaklılar) Dönemi İÖ 247- İS 224

Part İmparatorluğu’nun başkenti Persopolis, İran-Shiraz
İÖ 140 İpek Yolu’nun açılması-Çin ile ticari ilişkilerin başlaması..
Katafrakt – Ağır Süvari birliğini ordularına ilk katanlar olarak Roma İmparatorluğu ile mücadele ettiler.İran’da Mitra kültüne inanç du dönemde de devam eder. Ancak Pers İmparatorluğu’na Darıus’un hükmettiği dönem İran’da Zerdüşt’ün de yaşadığı dönemdir. İran dinlerine Zerdüştlük (Mecusilik-Mazdaizm) dini dahil olur.

Zerdüştlük (Mecusilik-Mazdaizm)

Tanrısının adı; Ahura Mazda
Ahura Mazda’nın sembolü; Faravahar
Kutsal kitabının adı; Avesta
Günümüze ulaşan Avesta metinlerinin Zerdüşt ile ilişkisini tespit ve sıhhatini kontrol çok güçtür.
İlk andan itibaren ortaya çıkan şerhlere Zend adı verilir.
21 kitaptan oluşan Avesta’nın cinlerden korunmayı anlatan 19. kitabı (Videvdat) kayıptır.
Zerdüşt Turan hükümdarı Viştaspa tarafından öldürülür.Zerdüşt’ün ölümünden sonra Ahura Mazda’ya Ehrimen denilen kötülük tanrısı katılır.Bundan sonraki süreçte Ahura Mazda ile Ehrimen’in savaşları anlatılır. Dünya hayatı iyi güçlerin mutlak hakimiyeti ile sonuçlanacaktır. Temizliğin ve aydınlığın sembolü ise ateştir. Ateş ayinlarde yakılan nurun temsili iken zaman içinde tapınılan oldu.Tapınaklarına ateşgede denilir. Ölülerine ise toprağı kirletmemek için sessizlik kulelerine bırakırlar.Yazd kenti Zerdüşt dininin merkezidir.Yazd kentinde kutsal ateş 1500 yıldır hiç sönmeden yanmaktadır…

‘’Güneşi ve ayı kim yörüngesine oturttu?
Ayı hemen kendine alıverip kaybediveren kimdir?
Dünyayı onun aşağısında tutan kimdir?
Uykuyu ve uyanıklığı yaratan hangi yaratıcıdır?
Sabah, öğlen ve akşam vazifedeki sorumluluk şuurunu uyandıran kimdir?
Ey Hakim-i Mutlak, seni ezel ve ebed olarak ruhumla buldum.’’
EŞ ZAMANLI TARİH OKUMALARI I
DERS NOTLARI

İÖ 1000-0 TARİH ARALIĞINDA MEZOPOTAMYA

Sülayman Peygamber’in ölümünün ardından İsrail Krallığı ikiye ayrılır:

İsrail Devleti (10 kabile)

Yehuda Devleti (2 kabile)

İsrail Krallığı 721’de Asur İmparatorluğu tarafından, Yehuda Krallığı 586’da Babil İmparatorluğu tarafından yıkılmıştır.

Asur İmparatorluğu (882-612)

İÖ 3000’den sonra Mezopotamya’ya gelerek bölgenin kuzeyine yerleşen Sami ırka mensup olan Asurlular İÖ 3000-2000 tarih aralığında Akad Devleti’nin, İÖ 2000-1000 tarih aralığında Babil Devleti’nin egemenliğini gördü. İÖ 1000-0 tarih aralığında ise önce Mezopotamya bölgesine hakim oldu.  Ardından sınırlarını genişleterek dönemin en güçlü imparatorluğuna dönüştü. Başkent ve dini merkez Ninova, Dicle’nin batısında, Musul yakınındadır. 1847’de İngilizlerin kazdığı kente ait buluntular British Museum’dadır. Semiramis (İÖ 824-811) ve Asurbanipal (İÖ 668-627) önemli yöneticilerdir. Dönemde öne çıkan yapılar ”Babil’in Asma Bahçeleri” ve ”Asurbanibal’in Kütüphanesi” dir. İran’a yerleşenler Medler, Mezopotamya’daki Babil’in de yardımıyla Asur İmparatorluğunu ortadan kaldırdı. Ninova yerle bir oldu. (614)

Yeni Babil Krallığı (612-539)

Sami ırkın Amurru koluna mensup olan Hammurabi ile İÖ 2000-1000 aralığında bölgenin büyük imparatorluğu olan ve İran’dan gelen Kassitler tarafından İÖ 1500’lerde yıkılan Babil İmpartorluğu İÖ 614’te Asur İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla yeniden güçlenir. Bu defa devletin kurucuları Sami ırk içinden Keldanilerdir. Tevrat’ta Keldani-Babilli-Arami eş anlamlı olarak kullanılır. Kİtab-ı Mukaddes ve Herodot Tarihi’nde anlatılan ihtişamlı Babil, Keldanilerin kurduğu ikinci Babil dönemidir.

Kudüs’ü İÖ 597 ve 586’da iki kez kuşatır, halkını sürgün eder ve Beyt-i Makdis’i yıkarlar.

Yeni Babil İmparatorluğu döneminin efsanevi hükümdarı Nabukadnezar’dır. (605-562)

Ekvatoru 360 dereceye bölmeyi ve yıldızların haritasını çıkarmayı da ilk kez Keldaniler başardı. Geliştirdikleri ağırlık ve ölçü sistemini daha sonra Yunanlılar ve Romalılar da kullandı. Astronomik gözlemler için çok katlı kuleler inşa ettiler.Batının tüm gizli bilim geleneği Keldanileri ata olarak kabul eder.

Keldanilerin dili Aramicedir. Günümüzde Katolik olan Keldaniler Eski Babil’in ve Hz. İsa’nın dili Aramice’yi konuşmaktadır.

İÖ 1000-0 tarih aralığı peygamberleri

Davud: (İÖ 1010-960) İsrail’i birleştirdi. Kenan sitelerine otoritesini kabul ettirdi. Kudüs’ü başkent yaptı. Edomlulara, kuzeydeki Arami devletlerine, Şam’daki Arami Krallığı’na kadar uzanan küçük bir imp.’un başına geçti. Zebur kendisine atfedilmiştir. İslama göre Allah ona demircilik ve zırh yapmayı öğretmişti. (Enbiya,80) İsrailoğulları onun zamanında demir çağına girmiştir.
Süleyman: Yahudiler’e göre hükümdar, İslama göre hem hükümdar hem peygamberdir. Kuran’a göre Allah ona cinlere hükmetme ve hayvanların dillerinden anlama yeteneği vermiştir. (İÖ 970-931) Babasından devraldığı mirası sağlamlaştırdı. İsrail siyasi ve iktisadi gücünün doruğuna ulaştı. Fenikelilerin yardımıyla geliştirdiği ticaret sayesinde zenginleştikten sonra büyük imar işlerine girişti. Kendisi için yaptırdığı sarayın yanı sıra en önemli yapıtı Kudüs tapınağıdır.
İlyas: Baal putuna karşı halkını ve dinini korumaya çalıştı. Eski Ahit’te, hayatının sonunda gökten inen alevli bir arabanın onu alıp göklere götürdüğü olay vardır. Bu sebeple yeniden dünyaya geleceğine inanılır. Musa’dan sonra İsrailoğullarına gönderilen peygamberlerdendir. Bu sebeple halka Tevrat’ın unutulan kısımlarını hatırlatmakla görevlendirilmiştir.
Elyasa: Hz İlyas’ın Karmel dağındaki mucizelerini seyreden gençler arasında idi. Onunla karşılaştıktan sonra yanından ayrılmadı. Öğrencileriyle Ürdün’den Yeriha’ya Bethel’e, Karmel dağına, fiam ve çevresine gitti. Mucizeler göstererek   insanları Alllah’ın birliğine davet etti. Allahın adıyla hastaları iyileştirmek, çorak kuyuyu tatlandırmak ve bazı kehanetlerde bulunmak gibi mucizeler gösterdi. (Enbiya, 86 ve Sad48)
Zülkifl: Eyyub’ün soyundan Şam’da yaşamış bir peygamberdir. 75 yaşında vefat eder. Uzak Doğu Müslümanları Buda ile özdeşleştirmeye çalışmıştır.
Yunus: İÖ 785’e doğru Galile’de doğdu. İbrahim’in soyundandır. Ailesi de, Yahudilerle Babil’e sürgüne gönderilenler arasındaydı. Asurlular’ın Ninova halkını irşad için görevlendirilmişti. Halk sözünü dinlemeyince Allah’tan izin almadan şehirden ayrıldı ve bir gemiye bindi. Ancak batma tehlikesi geçiren gemide suya atılma kurası ona çıkınca Dicle’ye atılmış bir balığın karnında 4 dakika ya da 40 gün yaşamış, balık tarafından kıyıya atılmış, hatasını anlayarak Ninova’ya dönmüştür. Eski Ahid’de İÖ 600’e tarihlenen “Yunus Kitabı”ndan sözedilse de henüz  tespit edilememiştir.
Hezekiyel: 500’lü yılların başlarında yaşamıştır. Yahuda devletinin yıkılıp, halkı Babil’e sürüldüğünde (İÖ 597) onların   arasındaydı. Nippur yakınlarına yerleşti. İsrailoğullarını ve çevresindekilerini çok tanrıcılığa karşı korumaya çalıştı. Peygamberliği   İÖ 592 yılında başlar. Yahudilerin Babil esaretinden kurtuluşundan sonra kavmiyle birlikte Filistin’e döndüğü ve görevini sürdürdüğü söylenir. Bakara Suresindeki ] (259) olayda, ören yerine yolu düştüğünde önündeki harap binalar karşısında şaşkınlıkla “Allah bunu böyle öldükten sonra nasıl diriltecek” dediği için ölen ve yüz yıl sonra dirilerek, ölüm ve haşri   yaşayan kişinin Hezekiyel olduğuna inanılır.
Danyal: 600’lerin sonu ve 500’lerde yaşamıştır. Yahuda kabilesindendi ve Babil sarayında yaşamıştı. Nabukadnezar’ın Kudüs’ü kuşatması (İÖ 606) sonunda esir olarak küçük yaşta Babil’e götürülmüştü. Zeka ve üstün yetenekleri ile sarayın dikkatini çekti. Kendisine hikmet ve rüyaları anlama yeteneği verilmişti. Persler’in ülkeyi fethinden sonra da Dara onu vezir yaptı. İÖ 536’da hala yaşadığı bilinmekle birlikte ölümü belirsizdir. Kuran’da adı geçmez. Tarsus’ta makamı var.
Uzeyr: (Ezra) 5-4. yy’da yaşamıştır. Babil esaretinden dönen Yahudi toplumuna yeniden dini kuralları öğretmeye çalışmış ve dağılmış Yahudiliği bir cemaat haline getirmeye gayret etmiştir. Başarılarından dolayı halkın gözünde 2. Musa   sayılmıştır. Toplumu korumak için yabancılarla ve putperestlerle evliliği yasaklamıştır. Fars devletinin resmi temsilcisi olmuştur. En büyük hizmeti Eski Ahid metinlerini derlemesidir.
Zülkarneyn: Peygamber olup olmadığı konusunda rivayetler vardır. Hz. Ali’ye göre Zülkarneyn ne bir nebi ne de bir kraldı, Yeryüzünün doğu ve batısındaki beldelere, halk bulunmayan yerlere  ulaşmış, ayak bastığı her yerin halkına hakim olmuştur. Kuran’da Yecuc Mecuc adındaki (aralarına fesad girmiş iki halkın anlatıldığı) olayda görülür.
Zekeriyya: İÖ 1. yy’da Kudüs’te rahip olarak yaşamıştır. Kuran onu Yahudilere gönderilen peygamberlerden olarak tanıtır ancak Yahudiler onu peygamber olarak görmez. Vaftizci Yahya veya diğer adıyla Yohanna’nın babasıdır. Halep’te makamı vardır. Eski Ahid’e göre Meryem’in mürebbisi ve teyzesinin kocası idi.
Yahya: (Vaftizci Yahya, Yohanna) Zekeriyya peygamber ve karısı Elizabeth’in oğludur. Yahudilerce peygamber kabul edilmez. Tevrat’a kuvvetle sarılmıştır ve Allah ona küçük yaşta hikmet vermiştir. İsrailoğullarına irşad için öğütler vermiş, ıssız çöllerde yaşamayı tercih etmiştir. İsa as.’ın çağdaşıdır. İsa’yı görünce onun beklenen Mesih olduğunu anlamış ve onu Ürdün nehrinde vaftiz etmiştir. Onun cemaatine Nasuralar denir. Filistin’deki karışıklık ve baskı nedeniyle ülkelerini terk ettiler. Daha sonra Sabiler adıyla Mezopotamya ve diğer yerlerde tarih sahnesine çıktılar.

.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s