NİSAN


EŞ ZAMANLI TARİH OKUMALARI II
1000-1500 TARİH ARALIĞINDA ORTA ASYA

Harzemşahlar (1097-1231)

Harzemşahlar daha çok efsanelerde yaşayan bir halktır. Araplar’dan çok önce bölgeye gelmişler, İslam’a direnmek için Çin’e elçiler göndererek yardım istemişlerdir (751). Mazdaizm’in ve Hıristiyanlık’ın etkisinde kalan  Harzemşahlar’ın sonunda İslam’ı kabul etmelerinden sonra Abbasilerin bölgelerine atadıkları yöneticilerle varlıklarını sürdürdüler ve bölgede kaldılar. 1097’de Celalaettin Harzemşah ile siyah bayrak açarak devletlerini kurdular.

Moğol İmparatorluğu (1206-1294)

Türklerin uzun süredir Batı’ya göç etme eğilimleri, Moğol halklarının Mançurya’dan çıkarak ileride kendi adlarını taşıyacak olan topraklara göç etme etkinliğinin başlıca sebeplerinden biridir.

Borteçin, Kongirat, Cucirat, Calair, Barlas vb. küçük kavimlere bölünmüş olarak  12. yy’da yukarı Kerülen, Onon Vadisi ve Kingan Dağları’nın kuzeybatı eteklerini kapsayan küçük bir alanda göçerlik yaparak yaşamaktadır.Türklerin ya da Türkleşmiş olanların sayıca çoğunlukta olduğu  bölgelerde yaşamışlardır. Moğollar, Tatarlar olarak tanınan oldukça ilkel bir yaşamları olan Kerülen Tatarları, Moğol Türkleri ya da Türkleşmekte olan Moğollar, Hıristiyanlığın etkisi altına girmiş Kereyitler, Çin Seddi boyunca yerleşmiş Hıristiyan Merkitler, Moğol nesturi Hıristiyanları Naymanlar olarak görülüyor

Moğol adını taşımasalar da gerçekten Moğol olarak kabul edebileceğimiz tüm bu halklar varlıklarını ortaya koymak yani birleşmek istiyorlardı.

Cengiz Han (1162?-1227)

Timuçin anne ve baba tarafından kutsal kabul eden Moğol soylarına mensuptu. Küçük yaşta babasını kaybedince Tatarlara sığınıp desteğini gördü. Timuçin üç genç erkek kardeşi, küçük kız kardeşi, iki üvey erkek kardeşi ve annesi ile birlikte  kavimleri tarafından terk edilir. Sefil bir hayat içinde yaşar. Ancak doğar doğmaz nişanlandığı Börte ile evlenmeyi başarır ve Timuçin ‘’han’’ ilan edilir. Bu şekilde ‘’han’’ olması başta Tatarlar olmak üzere tüm kavimleri rahatsız edince hepsiyle tek tek savaşır. Her şeyi kaybetmeyi göze alan Timuçin sonunda her şeyi kazanır.

1206’da Timuçin Moğolları birleştirir.  Okyanus, yani ‘’Evrensel Han’’ ilan edilir. Moğolca Çingis Han unvanını alır. Bu unvanı Onon kıyılarında toplanan bütün Moğol kavimlerinin katıldığı bir kurultay sırasında tanınır. Büyük Şaman Küçlüg tarafından onaylanır.

Cengiz Han bir dizi yasadan oluşan ‘’Yasak’’ ı oluşturur; bu kanunname pek çok Avrasya yasasını etkileyecektir. Cengiz Han kendisine sadık olanları ödüllendirir, ordusunu örgütler ve bir anda güçlü bir Moğol ulusu yaratır. 1209’da seferlerine başlayan Moğollar 4 yılda 20.000 km yol katederler. Nişabur, Rey, Kazvin ve Hemedan’ı geçerler; Kafkasya’yı aşarak Gürcüleri yenerler. 1222’de karşılarına çıkan Rus kuvvetlerini Kalka Savaşı’nda ezip geçerler.

Cengiz Han Çin’den getirttiği Taocu Çang-çuen ile bir sistem oluşturur. Nüfus sayımı yaptırır. Uygurca ve Farsça kayıtlar tutturur, vergiyi kaldırır, posta teşkilatı kurar, askerleri ve işçileri halkın içinden seçer. Örnek olabilecek idari bir teşkilat kurar.

68 yaşında avlanmaya dönük öneriyi reddederek ava çıktığında attan düşerek ağır yaralanınca Moğolistan’a dönüş kararı alır. 1223’te hareket eder, 1225’te Moğolistan’dadır. Cang-çuen ise yolculuk başlamadan önce izin alarak Cengiz Han’dan ayrılmıştır.

’’Oğullarımız ve torunlarımız ipekler giyinecekler, lezzetli yemekler yiyecekler, muhteşem atlara binecekler, kollarına dünyanın en güzel kadınlarını ve genç kızlarını alacaklar ve tüm bunları bize borçlu olduklarını hiç hatırlamayacaklar’’

Cengiz Han

Kaynakça: ROUX, Jean Paul, Orta Asya Tarih ve Uygarlık, Kabalcı Yayınları, 2006.


EŞ ZAMANLI TARİH OKUMALARI II
1000-1500 TARİH ARALIĞINDA ASYA-ÇİN

960-1004 Song Hanedanlığı

1004- 1126 Kuzey Song Hanedanlığı

1004-1259 Güney Song Hanedanlığı

1126-1368 Moğol İstilası yada

II. Fetret Dönemi

Üçüncü İmparatorluk Dönemi

(1368-1911)

Ming Hanedanlığı (1368-1644)

SONG HANEDANLIĞI (960-1279)

Beş Hanedanlık On Krallık dönemine son verme başarısını gösteren Song Hanedanlığı Çin’de tek başına egemenliği kurar. Moğolların Çin tahtına saldırarak 1126’da Yuen Hanedanlığını kurmasına dek devam eder.

Dünya tarihi içinde kumaştan ve kağıttan ilk banknot parayı üreterek kullanan Song Hanedanlığı, Çin’in ilk daimi, düzenli donanmasını kurar. Barutun kullanılması, baruthanelerin yaygınlaşması ve Kuzey Kutbu’na gidilmesi de  Song Hanedanlığı dönemindedir.

Hanedanlık Kuzey Song ve Güney Song Hanedanlıkları olarak ikiye bölündüğünde Çin nüfusunun %60’ı Güney Song Hanedanlığı’nın idaresi altında kalır. Güney Song Hanedanlığı sarı Nehir boyunca uzanan Çin uygarlığının geleneksel doğum yerini kaybetmekle beraber ekonomik gücünü korumayı başarır.

10. ve 11. yüzyıllarda Çin’in nüfusu ikiye katlanır. Bu dönem Çin’in dramatik nüfus artışının ve nüfusuna dönük farklı siyasal ve sosyal tarihinin başlangıcı olarak kabul edilir. Han ve Tang Hanedanlıkları döneminde yaklaşık 50 milyon olan Çin nüfusu 100 milyona ulaşır. Bu artış Ming Hanedanlığı döneminde (1368-1644) tekrar katlanarak 200 milyonu bulacaktır. Nüfus artışı merkezi hükümetleri yeni nazım planları yapmaya zorlar. Sosyal yaşam içindeki soylular sınıfının idari etkinliği azalır. Her bölgede atanmış, belirlenmiş olan idarecilerin sorumlu olduğu çiftçilerden refah düzeyi artanlar yeni bir entelektüel sosyal sınıf oluşturur.

Seçkin el sanatlarının ticareti başlar, şehir merkezlerinde festivaller düzenlenir, eğlence merkezleri ve seçkin kulüpler açılır. Teknoloji ve fen bilimlerinde kaydedilen gelişmeler takip edilir.

Song hanedanlığı dönemindeki tüm bu gelişmeler sırasında da Çin’in başucu kitabı yine Konfüçyus’tur. Geleneksel Konfüçyus metinlerine şerhler yazılır ve yeni bir yapılanmaya gidilerek Budizm ile buluşması gerçekleştirilir. Bu farklı çalışmaya Neo Konfüçyanizm denir.

1126-1368 MOĞOL İSTILASI YA DA II. FETRET DÖNEMi

Cengiz Han’ın torunu Kubilay Doğu Avrupa’dan Japonya’ya kadar uzanan imparatorluğu içinde başkenti Pekin olarak belirler ve Çin’de Yuan Hanedanlığı’nı kurar. Cu Yuencang’ın önderliğinde ortaya çıkan halkların ayaklanmasına kadar Çin’de merkezi, güçlü bir yönetim oluşturur. Cu Yuencang 1368’de Pekin’i alarak Ming Hanedanlığı’nı kurunca Çin İmparatorluk tarihi içinde II. Fetret Devri olarak anılan dönem sona erer. Üçüncü İmparatorluk Dönemi başlar.

MİNG HANEDANLIĞI (1364-1644)

Güçlü merkezi bir yönetim kurulur. Sıkı yönetim rejimlerini andıran idarenin daha önce başa geçen hanedanların başarısızlığından kaynaklandığı söylenir. Ming Hanedanlığı döneminde Çin İmparatorluğu vatandaşlarının denizlere açılması yasaktır. Dış ülkelerle ilişkiler sınırlı, ticari girişimler devlet denetimindedir. Çin Seddi gözetleme kuleleri ile güçlendirilir ki günümüzde ziyaret edilen kısım en son Ming Hanedanlığı tarafından yapılmıştır. Hanedanlığın kurucusu Cu Yuencang’ın yaptığı siyasi, ekonomik ve sosyal düzenlemeler sonunda ülke tamamen bağımsız çiftçilerden oluşuyordu ve imparatorluktan çok muazzam bir köye benziyordu.

Oğlu Cu Di döneminde Cu Yuencang’ın kurduğu yönetim terse çevrilmeye çalışılır. Ülkelere deniz seferleri yapılır, Vietnam’a asker çıkarılır, Basra Körfezi ve Afrika kıyılarını dolaşan Çinliler yedi kişilik bir heyeti de Mekke’ye ziyarete yollar. Ancak bu açılım Cu Di dönemiyle sınırlı kalır. Ming Hanedanlığı kurucusunun kurallarına geri döner ve Çin donanması çürümeye bırakılır.

Ming Hanedanlığı ile anılan Yasak Şehir (Zijin Cheng) dünyevi imparatorluğun oturma mekanıdır. Dünya sanat tarihinde en geniş alana yayılan ve ayakta kalan imparatorluk sarayı olarak anılır. Ming Hanedanlığı’ndan imparatorların defnedildiği yer ise Ming Mezarları olarak Pekin’in 50 km. uzaklıktadır. 16 Ming imparatorundan 13’ü buraya defnedilmiştir. Çam ve servi ağaçları ile süslü bahçelerin arasına yerleşmiş mezarlar günümüzde turistler tarafından ziyaret edilmektedir. Ming Porselenleri dünyaca üne sahiptir. İlk kez Tang Hanedanlığı zamanında kullanılmaya başlanan porselen Ming Hanedanlığı döneminde en yetkin haline kavuşur. Çin’den sonraki en büyük koleksiyon Topkapı Sarayı’nda bulunur.

FENG SHUİ

‘’Feng shui’’ rüzgar ve su anlamına gelir. Çin inanışına göre dünyada büyük bir denge ve düzen hakimdir. İnsan bazı etkinliklerle denge içindeki olumlu elektriği kendine çekebilir. Doğanın rüzgarları ve suları ile uyum içinde bir yaşam mutluluk getirir.

Feng Shui öğretisinin tarih öncesi dönemlere değin indiğine dair ipuçları bulunur. Temel kuramları Han Hanedanlığı zamanında yazılır (İÖ 25). Song Hanedanlığı döneminde kuramlar yeniden gözden geçirilir ve kapsamlı yorumlar yazılır.

Çin uygarlığı kentlerini, evlerini, ev içlerini ve mezar alanlarını Feng Shui öğretisine göre tasarlamıştır. Yasak Şehir önünden akan ‘’Altın Irmak’’ su kentlerin önünden geçmelidir öğretisinin canlandırılmasıdır.


EŞ ZAMANLI TARİH OKUMALARI II
1000-1500 TARİH ARALIĞINDA ASYA-HİNDİSTAN

DERS NOTLARI

Avrupa’da Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu (961-1806) ve Endülüs Emevi Devleti’nin(756-1492) olduğu, Mısır’da Fatimiler (909-1171), Anadolu’da onun müttefiki D. Roma İmparatorluğu’nun (395-1453) bulunduğu, Ortadoğu’da Bağdat merkez olmak üzere Abbasi İmparatorluğu’nun (750-1258) yer aldığı, Türklerin Selçuk Bey ile İslam’ı kabul etmenin eşiğinde durduğu, bir kısım Türk boylarının ise ilk Müslüman Türk devletleri olan Karahanlıları (840-1212) ve Gaznelileri (961-1187) kurdukları bu bin yılın başında Hindistan’da da küçük yerel krallıklar vardır.

Hindistan’ın İslam dini ile ilk karşılaşmasının 710-720 aralığında Emeviler Devleti’nin (661-750) bölgeye gönderdiği fetihçiler yoluyla olduğunu ve bu tanışmanın güneyden doğru gerçekleştiğini biliyoruz. Bu bin yılın başında İslam, Hindistan’a, bu defa kuzeyden Gazneli Mahmut (998-1030) ile birlikte gelecek, on yedi seferin sonunda Gazneli Mahmut yanında getirdiği Biruni (973-1048) ve altı buçuk ton altın ile geri dönecek ve Afganistan’da muhteşem bir başkent Gazne’yi inşa edecektir. Gazneli Mahmut dönmeden önce Hindu tapınakları yıkmayı ve özellikle de Şiva tapınaklarında bulunan lingamları kendi elleri ile yıkmayı ihmal etmeyecektir.

Buna karşılık Hint medeniyeti dünyada askeri başarılar olmadan yayılabilen tek medeniyettir. Bin yılın başında sahip olduğu birikimle Çin, Japonya, Cava, Burma, Kamboçya gibi pek çok Asya ülkesini savaşmaksızın yoğun bir etki altında bırakmayı başarmıştır. Asya’nın tamamına yayılan hac merkezleri oluşmuş, bu şekilde sosyal, ekonomik ve dinsel anlamda bir hareketlilik oluşmuştur. Bu yayılımda gezici Brahmanların rolü büyük olmuştur.

Sultan Mesut döneminde Gazneliler toprak kaybına uğrar. 1040’da dandakan Savaşı’nda Büyük Selçuklulara (1040-1157) yenilirler ve bir daha toparlanamazlar. 1151’de Gurlular Gazne’yi ele geçirir ve 1187’de son Gazneli Sultanı  Hüsrev Melik’i esir alarak Gazneliler Devleti’ne (961-1187) son verirler.

Gurlular Horasan’daki İran Taciki Sünni Müslüman bir hanedanlıktır. Afganistan merkez olmak üzere bölgede Gaznelilerin yerini alırlar. Muhammed Gurlu’nun komutanlarından Kutbettin Aybeg sınırlarının genişletilmesi doğrultusunda Hindistan’a girerek 1206’da Delhi’yi alır. 1206 aynı zamanda Cengiz Han’ın dünyanın en geniş sınırlarına kavuşacak olan Moğol İmparatorluğu’nu kurduğu tarihti.

Kutbettin Aybeg Delhi’de bağımsızlığını ilan ederek Delhi Sultanlığı’nı kurar. Ancak sultanlığının asıl kurucusu olarak damadı İltutmuş (1210-1236) kabul edilir. 1229’da Abbasi halifesi tarafından sultanlığı tanınır.

Halaciler (1290 – 1321)

Tuğluk Hanedanlığı (1321 – 1398)

Ara Dönem (1398-1414)

Seyyid Hanedanı (1414 – 1451)

Lodi Hanedanlığı (1451-1526)

Delhi Sultanlığı’nın Moğollar’ın Hindistan’a girmelerine meydan vermemiş, Moğol baskısı ile içerideki yerli Hindu tehdidi karşılığında Sünni İslam’a sarılmışlardır. 1398-1414 aralığında Hindistan’a gelen Timur (1370-1405) ise Seyyid Hanedanlığı tarafından uzaklaştırılır.

Delhi Sultanlığı’nın son hanedanlığı Afgan kökenli Lodi Hanedanlığı’ndan İbrahim Lodi’nin(1517-1526) yönetimi o kadar sert olur ki yönetimde bulunanlar ve yerli hanedanlıklar Kabil’de bulunan Babür’ü yardıma çağırır. Ünlü Panipat Savaşı’yla 1546’da Hindistan’da Delhi Sultanlığı sona erer ve Babür ile birlikte Babür İmparatorluğu süreci başlar.

Delhi Sultanlığı Hindistan tarihi içinde sosyal, ekonomik ve siyasi açıdan çok önemli açılımlar yapmıştır. Delhi Sultanlığı’nda devletin resmi dili Farsça’dır. Zamanla  farsça ile Hintçe’nin karışımından ‘’Urduca’’ denilen bir dil doğar. Hindulara karşı Hanefi fıkhına göre davranmışlar ve onlardan cizye almışlardır. Hinduların mevcut tapınakları muhafaza edilmiş, fakat yeni mabet inşasına müsaade edilmemiştir.

Moğollardan kaçan ilim ve sanat erbabının himaye edilmesiyle kültürel alanda da büyük bir atılım gerçekleşmiştir. Delhi Sultanlığı döneminde bütün Asya kıtasındaki İslami eğitim Delhi’de toplandı. İslam düşünce ve tasavvufunun gelişmiş olduğu Delhi’de Sühreverdi, Firdevsi, Kadiri ve Nakşibendi gibi çeşitli tarikatlara mensup mutasavvıfların yaşamış oldukları görülür. Bu mutasavvıflar kendi tarikatlarının birer merkezini burada kurmuşlar ve vefatlarında da buraya gömülmüşlerdir. . Muhammed Tuğluk döneminde (1325 – 1351) kadılık görevi verilen ve Çin’in Delhi Sultanlığı elçisi olarak gönderilen İbn Batuta’da da (1304-1369) ünlü seyahatnamesinde Delhi’nin akademik ve ilmi seviyesinin yüksekliğinden bahsetmiştir.


EŞ ZAMANLI TARİH OKUMALARI II
1000-1500 TARİH ARALIĞINDA ORTADOĞU VIII
DERS NOTLARI

1453 İstanbul Kuşatması..

1452 Boğazkesen’in inşası.. İlk taşın konulmasından 4,5 ay sonra tamamlanır. 28. Ağustos. 1452 Kara surlarının açığına kurulan kamp ve Sultan Mehmet’in çalışmaları..

1. Eylül 1452 Edirne’ye dönüş.. Ocak 1453 Sultan Mehmet Edirne Sarayı’nda vezirlerini toplar ve savaş hali ilan eder. Bizans tarafından maaşı ödenmeyen top ustası Urban’ın aynı kış Edirne’ye gelişi.. İlk toplar dökülmeye başlanır ve ilk deneme atışı da Ocak ayı içinde yapılır.

1453 yılının ilk aylarında silah başı çağrısı yapılır. 23 Mart Sultan Mehmet’in ordusuyla birlikte Edirne’den hareket etmesi..

2 Nisan.. Paskalya’dan bir gün sonra kara surlarının 8 km. açığında duran Osmanlı kara ordusu yerleşmeye başlar.

8 Nisan-12 Nisan aralığı.. Dünya tarihinin ilk düzenli topçu saldırısı başlar. Günde 120 atış..

12 Nisan donanmanın Gelibolu’dan girİşi ve Dolmabahçe’ye demirlemesi..

18 Nisan gecesi.. Hücum emrinin verilmesi.. Bizans İmparatorluğu ile yapılan ilk donanma savaşının kaybedilmesi.. Bu yenilgide Papalık, Ceneviz ve Venedik donanmalarının verdiği desteğin büyük payı vardır.

20 Nisan Akşemsettin’in Mehmet’e gönderdiği mektup..

21 Nisan Haliç gemilerin karadan aşırtılması planı.. 22. Nisan Pazar sabahı ilk gemi kızağa çıkarılır. 70 gemi 24 saat içinde Haliç’e indirilir. Teknik olarak nasıl yapıldığı, hatta yapılıp yapılmadığı halen tartışılmaktadır.

24 Nisan günü Giacomo Coco’nun baskın planı.. Bizans imparatorluğu’nun elinde patlar adeta.. 29 Nisan sabahı Türkler sevinçlidir. Bizans ise kayıplarını saymaktadır.

6 Mayıs.. Saldırılar sırasında surlarda 10 metrelik bir gediğin açılması..

12 Mayıs henüz kapatılamayan gedikler yönünden gece yarısı saldırısının başlaması.. Son çare yer altından lağımcıların kazdıkları tüneller..

7 haftalık savaşın sonunda iki tarafı da saran bezginlik ve Sultan Mehmet’in XI. Konstantin’e yolladığı elçi ile ”teslim ol” çağrısını yinelemesi..

26 Mayıs günü son büyük saldırının Osmanlı karagahında tellallar tarafından askerlere duyurulması..

27 Mayıs Pazar top atışlarının yapılmaya başlanması emri..

28.Mayıs Pazartesi Zağanos Paşa komutasındaki Azapların (Grek, Latin, Macar, Cermenlerden kurulu Osmanlı azapları) saldırıya geçmesi, Sultan Mehmet’in 5000 kişiden oluşan özel timini sona saklaması. Bu askerlerin içinden bir asker.. Ulubatlı Hasan..

29. Mayıs Salı kent surları üzerinde dalgalanan Osmanlı sancakları.. Sultan Mehmet’in Edirnekapısı’ndan kente girişi..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s